Blog

Majör Depresyon Nedir?

Majör Depresyon Nedir?

Majör depresyon, zaman zaman hepimizin yaşadığı geçici üzüntülerden çok daha farklı ve derin bir boyuttur. Her insan hayatının belirli dönemlerinde kendini üzgün, yorgun, isteksiz veya çaresiz hissedebilir.

Yaşanan bir kayıp, iş stresi veya biten bir ilişkinin ardından yas tutmak son derece insani ve beklenen bir durumdur. Ancak bu karanlık bulutlar haftalarca, aylarca dağılmadığında ve hayatın tüm renkleri yerini griye bıraktığında, durum geçici bir üzüntüden çıkarak psikolojik bir zorlanmaya, yani majör depresyona dönüşür.

Majör depresyon; kişinin düşünce yapısını, duygularını, bedensel enerjisini ve davranışlarını derinden etkileyen, kişinin “hayatta kalma” enerjisini adeta vakumlayan çok boyutlu bir durumdur.

Bu durumu yaşayan bireyler, genellikle “Sanki omuzlarımda tonlarca yük var”, “Hiçbir şeyden keyif alamıyorum” veya “Sabahları yataktan çıkmak için hiçbir neden bulamıyorum” şeklinde hissederler. Depresyon, zihnin kişiye söylediği “Artık hiçbir şey düzelmeyecek” yalanından beslenir.

Bu yazıda, majör depresyonun karanlık dünyasını, bedeni ve zihni nasıl ele geçirdiğini ve profesyonel bir danışmanlık süreciyle o tünelin sonundaki ışığa nasıl ulaşılabileceğini ele alıyoruz.

Majör Depresyon Neden Olur?

Majör depresyonun ortaya çıkmasında genellikle tek bir “suçlu” yoktur; biyolojik, psikolojik ve çevresel faktörlerin bir araya gelmesiyle oluşan karmaşık bir tablodur.

Biyolojik açıdan, beyindeki mutluluk ve canlılık sağlayan nörotransmitterlerin (serotonin, dopamin, noradrenalin) üretiminde veya iletiminde yaşanan dengesizlikler önemli bir rol oynar.

Genetik yatkınlık da kritik bir faktördür; ailesinde depresyon öyküsü olan bireylerde bu durumun görülme ihtimali daha yüksektir.

Psikolojik ve çevresel boyutta ise, kişinin geçmiş yaşantıları ve hayata bakış açısı devreye girer.

Çocukluk çağında yaşanan travmalar, ihmal veya sevgisizlik, kişinin zihninde “Ben değersizim” inancını kökleştirebilir.

Yetişkinlikte yaşanan ani bir iş kaybı, iflas, boşanma, kronik bir fiziksel hastalık veya uzun süreli yoğun stres, bu gizli inançları tetikleyerek depresyonun kapısını aralar.

Ayrıca mükemmeliyetçi, kendini sürekli acımasızca eleştiren ve olayların hep olumsuz tarafına odaklanan (bilişsel çarpıtmalar) mizaç yapısına sahip kişiler, depresyon sarmalına girmeye çok daha yatkındır.

Majör Depresyon Belirtileri Nelerdir?

Majör Depresyon Belirtileri Nelerdir?

Majör depresyon sadece “çok ağlamak” veya “sürekli üzgün olmak” demek değildir; hatta bazı bireylerde hiçbir duygu hissedememe (duygusal uyuşma) şeklinde de görülebilir. Teşhis konabilmesi için aşağıdaki belirtilerin büyük bir kısmının en az iki hafta boyunca, neredeyse her gün devam etmesi gerekir:

Duygusal ve Bilişsel Belirtiler: En temel belirti, eskiden keyif alınan hiçbir aktiviteden artık zevk alamama (anhedoni) durumudur. Kişi yoğun bir değersizlik, suçluluk ve umutsuzluk hissi yaşar. Zihin sürekli geçmişteki hataları deşer veya geleceğe dair felaket senaryoları yazar.

Odaklanma güçlüğü, unutkanlık ve karar vermede yaşanan ciddi zorluklar günlük işleri (örneğin bir e-posta yazmayı bile) imkansız hale getirir. En ağır tablolarda ise “Bu acı hiç bitmeyecek, yaşamanın bir anlamı yok” düşünceleriyle birlikte ölüm veya intihar fikirleri ortaya çıkabilir.

Bedensel (Fiziksel) Belirtiler: Depresyon sadece zihni değil, bedeni de yavaşlatır. Kişi ne kadar uyursa uyusun yataktan dayak yemiş gibi yorgun kalkar (kronik yorgunluk). Uyku düzeni tamamen bozulur; ya gece boyu uykusuzluk çekilir (insomnia) ya da gerçeklerden kaçmak için günde 14-15 saat uyuma isteği (hipersomnia) görülür.

Benzer şekilde iştahta ciddi değişimler yaşanır; kişi ya hiçbir şey yiyemeyip hızla kilo verir ya da duygusal boşluğu doldurmak için aşırı yeme atakları yaşayarak kilo alır.

Nedeni bulunamayan kas, eklem ve baş ağrıları da depresyonun bedendeki çığlıklarıdır.

İçinde bulunduğunuz karanlık ruh hali nedeniyle yataktan çıkacak, hazırlanacak ve dışarı adım atacak enerjiyi kendinizde bulamıyorsanız, destek almak için evinizden ayrılmak zorunda değilsiniz. Kendi güvenli alanınızda, sadece bilgisayarınızın veya telefonunuzun ekranını açarak uzmanlarımızla görüşebileceğiniz ve bu zorlu süreci aşabileceğiniz Online Psikolog (veya Online Danışmanlık) hizmetimizi inceleyebilirsiniz.

Majör Depresyon Nasıl Teşhis Edilir?

Majör depresyon teşhisi, internette çözülen kısa testlerle veya arkadaş tavsiyesiyle değil, mutlaka bir ruh sağlığı uzmanı (psikolog veya psikiyatrist) tarafından yapılan detaylı klinik değerlendirmelerle konulur.

Uzman, kişinin yaşam öyküsünü, belirtilerin şiddetini, süresini ve günlük işlevselliğe (işe gitme, öz bakım, sosyal ilişkiler) olan etkisini inceler.

Bu değerlendirme sürecinde, klinik görüşmeyi desteklemek amacıyla tüm dünyada geçerliliği kanıtlanmış bilimsel ölçekler kullanılır.

Beck Depresyon Ölçeği, kişinin umutsuzluk, suçluluk, fiziksel yorgunluk ve karamsarlık seviyesini nesnel bir şekilde ölçen ve sürecin başında harita çıkaran en güvenilir araçlardan biridir.

Teşhis aşamasında ayrıca, bu belirtilerin tiroid bozukluğu veya vitamin eksikliği gibi tamamen fiziksel bir sorundan kaynaklanıp kaynaklanmadığının da ekarte edilmesi önemlidir.

Majör Depresyon Danışmanlık Süreci

Majör depresyon, zihnin kendi kendine kurduğu bir tuzaktır ve bu tuzaktan kişinin sadece “irade gücüyle” veya “hadi biraz dışarı çık, neşen yerine gelsin” tavsiyeleriyle çıkması çoğu zaman mümkün değildir. Ancak doğru profesyonel destekle başarıyla yönetilebilen bir süreçtir.

“Tedavi” süreci, aslında kişinin düşünce ve davranış alışkanlıklarını yeniden yapılandırdığı bir danışmanlık ve iyileşme yolculuğudur.

Bu süreçte özellikle Bilişsel Davranışçı yaklaşımlar son derece etkilidir.

Danışmanlık odasında, kişiyi karanlıkta tutan o “Ben işe yaramazım” veya “Hiçbir şey düzelmeyecek” şeklindeki otomatik olumsuz düşünceler tespit edilir ve bunların yerine gerçekçi, işlevsel düşünceler yerleştirilir.

Aynı zamanda “Davranışsal Aktivasyon” adı verilen teknikle, kişinin kaybettiği enerjiyi ona yeniden kazandırmak için küçük ve yapılabilir günlük hedefler (örneğin sadece yataktan çıkıp duş almak gibi) belirlenir. Kişi harekete geçtikçe beyin yeniden dopamin salgılamaya başlar ve motivasyon arkadan gelir.

Eğer depresyon seviyesi kişinin öz bakımını yapmasını veya yataktan çıkmasını engelleyecek kadar şiddetliyse, sürecin bir psikiyatri uzmanının medikal (ilaç) desteği ile birlikte eşgüdümlü yürütülmesi en sağlıklı yöntemdir.

Sonuç

Sonuç

Majör depresyon size hayatınızın hep bu karanlıkta geçeceğini, acınızın biricik ve çözümsüz olduğunu fısıldayabilir. Lütfen bu sese inanmayın; bu sizin kendi sesiniz değil, depresyonun sesidir.

O görünmez yükleri tek başınıza taşımak ve her gün aynı renksiz sabaha uyanmak zorunda değilsiniz.

İçinde bulunduğunuz bu derin kuyudan çıkmak, yeniden nefes almak ve hayattan keyif alan o eski “siz” ile tekrar tanışmak mümkündür.

İyileşme yolculuğunuzda ilk adımı atmak ve profesyonel bir el tutmak isterseniz, Samsun Psikolog ve uzman danışman kadromuzla Mana Psikolog olarak, yargısız ve güvenli bir ortamda yanınızdayız.

Unutmayın, yardım istemek zayıflık değil, hayata tutunma cesaretidir.

Sıkça Sorulan Sorular

Majör depresyon kendi kendine geçer mi?

Çok hafif vakalar zamanla dalgalanmalar gösterip azalabilse de, majör (ağır) depresyon genellikle kendi kendine geçmez. Aksine, müdahale edilmediğinde aylar hatta yıllar sürebilir, kişinin işini, evliliğini ve fiziksel sağlığını geri dönülmez şekilde olumsuz etkileyebilir. Profesyonel destek süreci hızlandırır ve tekrarlama riskini azaltır.

Depresyon sürecinde hiç ilaç kullanmak istemiyorum, bu mümkün mü?

Hafif ve orta şiddetli depresyonlarda sadece psikolojik danışmanlık (psikoterapi) süreci oldukça yüksek başarı oranına sahiptir. Ancak kişi yemek yemiyor, uyuyamıyor ve kendine zarar verme düşünceleri taşıyorsa, beynin kimyasını dengelemek ve kişiyi görüşmelere hazır hale getirmek için ilaç desteği zorunlu olabilir.

Danışmanlık seanslarında sürekli geçmişimi mi konuşacağız?

Hayır, güncel Bilişsel Davranışçı yaklaşımlar genellikle “şimdi ve burada” ilkesine odaklanır. Elbette geçmiş travmalar veya kök inançlar incelenir ancak asıl amaç, bugünkü sorunlu düşünce yapılarınızı değiştirmek ve yarınki işlevselliğinizi artırmaktır.

Yakınım majör depresyonda, ona nasıl davranmalıyım?

Ona “Kafana takma, biraz gezersen geçer” gibi cümleler kurmaktan kaçının. Bu cümleler onun anlaşılamadığını ve suçlu hissetmesine neden olur. Bunun yerine “Şu an çok zorlandığını görüyorum, senin için buradayım ve seni dinlemeye hazırım” diyerek profesyonel destek alması konusunda onu nazikçe cesaretlendirin.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir